27 Eylül 2009 Pazar


Medyada gördüğüm en iyi rasta saç yazılarından biri aşağıdaki linkte. Yazar bir çok farklı "rasta" saçlı insanla konuştuktan sonra "rastalı" olmanın kişiye sorumluluk hissi verdiği sonucuna varıyor.

Dare to dread

"Hair has often been used as a symbol of identity - never more so than with dreadlocks. It's more than just a style; it's an attitude, a way of life, inspiring passion and disapproval in equal measure. So why is it more popular than ever, asks Hannah Pool..."


Akla gelmişken kısa bir açıklama: "Rasta" saç derken sadece Türkiye'deki kullanımıyla örtüşsün diye bu kelimeyi seçtiğimi belirtmeliyim. Türkiye'de "dreadlock" terimi yabancı olduğundan ve oturmadığından amaca yönelik olarak direk "rasta" kelimesini kullanıyorum. Yoksa bahsettiğimiz saçın uluslararası doğru adı dreadlocks veya locks veya natty veya...

bir rasta saç ne kadar yavaş oluşursa o kadar daha oturaklı bir yapı ve sonuç olarak görünüm kazanır. yani " "rastacı"ya gittim 22 saatte lepiska saçlarımı dreadlock yaptı" iyi bir şey değildir. zaten rasta saç her gün değişir. dolayısıyla saçlar ne kadar kısayken "rastalaşmaya" yatılırsa o kadar verimli sonuç alınır.

rasta saç konusunda bir numaralı kuralımız temizlik. sanılanın aksine temiz saç daha çabuk rasta olur. o yüzden "haftalarca yıkamadım" "balmumu sürdüm" kalıp gibi saçlarımdan sen suçlusun rasta'ya son. sadece kötü görünüm kazanırsınız. pis saçlı olmak kötüdür.